Ahmet Kaya’dan GÜZEL SÖZLER

Ülkemizde  1980 ve 1990’lı yıllarda  çıkardığı albümler ve verdiği konserlerle ünlenmiş, Türk Halk Müziği ve Özgün Müzik sanatçısı şarkıcı ve besteci Ahmet Kaya‘dan güzel sözler. Sayfamızda Ahmet Kaya sözleri bulabilirsiniz.

Ahmet Kaya Sözleri

Bana böylesi garip duygular bilmem neye gelir, nereye gider döndüm işte acı yüreğimden beynime sızar, Bu Günde Ölmedim Anne.

Dibine vurmuş gecelerden geldim. Yalanım yok. Bir cebimde küfür, bir cebimde çocuklara şekerle yaşadım. Hepinizin gurbetindeyim şimdi…

Şimdi saat yokluğunun belası, sensiz gelen sabaha günaydın..

Ah ne fayda ah ne fayda… Kefen beyaz ah ne fayda…

Tutsam şu karanlığı tutsam da yırtsam.

Bütün semte meydan okurken, tek kişiye esir düşmektir aşk. 

Ben o oteIin içinde değiIdim, ama o oteI benim içimdeydi…

Dibine vurmuş gecelerden geldim.yalanım yok.bir cebimde küfür,bir cebimde çocuklara şekerle yaşadım.hepinizin gurbetindeym şimdi..

Varsın böyle geçsin yabancı günler, varsın canımı yaksın yine yalnızlık. Seninle doluyken baktığım dünler, yıkar mı sandın beni bu yalancı ayrılık.

Hani benim sevincim nerde?

Sanki gökten kar yerine kan yağıyor, kar altında üşümüş bir çocuk ağlıyor. Yaşlı gözleriyle bana bakıyor, akan gözyaşını içesim gelir.

Dostlukmuş.. Ölüme yürümekmiş.. Üstüne titremekmiş.. Vefaymış! Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış!

Bu hasretlik kalır gitmez teninde! Eksilmez acılar ezik yüreğimde..

Bazen bir uçurum kalır, bazen de martıların ardından. Velvele koparan bir leş kalır, bir intihar gibi puşt olunca sevdalar.

Sırtını duvara yaslar, sırtını ağaca yaslar susarsın. Sen artık hiçbir sözü, hiçbir sözü kaldıramazsın.

Yanımdasın susuyorsun. Susuyor konuşmuyorsun. Bakıyor görmüyorsun. Dokunsan donacağım. İçimde intihar korkusu var. Bir gülsen ağlayacağım, bir gülsen kendimi bulacağım.

Geçip karşımda dursan. Hem bağırsan hem de kızsan. Beni kaleş/kaleşnikof ile vursan. Yine senin derdindeyim.

Hey gönül gene bu gece, kederim geceden yüce. Gel susalım beraberce, böyleymiş kara yazımız.

Bırak ay gitsin, sen kal bu gece…

Ben derdimi kimseye söyleyemedim.

Sensiz geçmiyor bu günler biliyor musun…

Giden bu yolculardan, en çok ben şanssızım. Ne kadar çok yaşadıysam, o kadar çok yalnızım.

Acılardan arta kalan işte bu bakışlarmış. Buğu diye gözlerimde, gün batımı bulutlarmış…

Ağladım gözyaşlarım düştü ateşe, yine de bu yangını söndüremedim.

Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi, yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi.

Dün gece gördüm düşümde, seni özledim anne. Gözlerinden akan bendim. Düştüm göğsüne, söyle canın yandımı anne..

Siz benim neden sustuğumu nerden bileceksiniz…

Acımasız olma şimdi bu kadar, dün gibi çekip gitme.

Bozar mı sandın acılar?

Sakin göllerin kuğusuyduk, olmasaydı sonumuz böyle.

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettin, ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun…

Kokunu verirken vazomda güller, yıkar mı sandın beni bu yalancı ayrılık.

Dışarıda kar yağıyor, benim içime yağmur…

Beni bilimle anla iki gözüm felsefeyle anla ve tarihle yargıla.

Parmak uçlarına değen sıcaklık, incinen bir hayatın yarasıdır.

Bir menekşe kokusunda seni aramak var ya, bu hep böyle böyle gider mi.

Kendine iyi bak.. Beni düşünme.. Su akar yatağını bulur..

Firarilerin uzmanı olmuşum, bütün istasyonlarda afişim durur, beni bir çocuk bile vurur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir